Şair dediğin
Nazım gibi sürülmeli
Vatana hasret ölmeli
Fazıl gibi zindanlara düşüp
Yıllarca çile çekmeli
Orhan Veli gibi bir yol açmalı
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Şair dediğin
Cemal Süreya gibi aşka düşmeli
Ömer Hayyam gibi bilgin olmalı
Yunus gibi tam kırk yıl
Dergaha sadece doğru odun taşımalı
Pir Sultan gibi darağacında asılmalı
evet doğru söylüyorsun gerçek şair halkına örnek olmlı
yol gösteriçi halkının için dar ağaçında pir sultan gibi asılmalı gerekirse
güzel bir şiir olmuş tebriklerimle selam ve saygılar 10 p ant
Söylediklerinize aynen katılıyorum Yılmaz bey. Hatta öyle düşündüğüm için zaman zaman yazdıklarım şiir mi ki deyip kalemi bıraktığım çok oldu. Fakat sonra düşünüyorum da. O gerçek şairler artık gerçek mekana göç ettiler. Yerleri dolmasa birilerinin yeni bir şeyler yazması gerek... Morallerini bozmayalım arkadaşların. Yazılmalı. Fakat şiir gibi...
Maden yazdıklarım şiir değilse neden kitap çıkardığımı sorabilirsiniz. Bütün içtenliğimle söyleyeyim. Sadece çocuklarıma, torunlarıma ölümsüz bir anı bırakmak için...
Teşekkürler değerli şiiriniz için. Esenlikler....
Velhasıl, işini yapan hakkını vermeli diyorsunuz..Hiç kimse kendinden başkası olamaz, bizlerde de başka önemli şeyler vardır yaşanıp bitince ortaya çıkacak o gerçekler de..
Ben şuan güzel bir şiir okudum, kaleminize yüreğinize sağlık..saygıyla..
Sanatçılar, toplumun o günkü değerlerine bazen ters düşen, aykırı düşünen, farklı yaklaşımlarla olaylara yaklaşanlardır... Benzer şartları yaşayanların içinden onların çıkmış olması da 'ayrıcalıklı' yapılarını ortaya koyar zaten...
O nedenledir ki Atatürk'ün "Sanatçı olunmaz, doğulur." sözü tam da bunu anlatır...
İlginç olan, bizim çok beğenip okuduğumuz, şiirlerinin dokusunda ve hayata bakış açılarında genelden farklılıklar bulduğumuz bu şairler de birbirlerini şair yerine koymazlar bazen... Edebi eleştiriler ve anılar bu konudaki fikirlerin bolca ve açıkça paylaşıldığı örnekler doludur...
Oysa edebiyat tarihi bu farklılıklarıyla hepsine sahip çıkmış, sanatın 'göreceli' yapısını göz önüne alarak, her şairin okuyucusunun gözünde değerli olmasını uygun bulmuştur...
İşte şiir o kadar öznel... o kadar yoruma açık.... o kadar sonradan değerlendirilebilen bir edebi türdür...
Mütevazi bir yaklaşımla 'bizden şair olmaz' dedikleriniz içinden siz de dahil olmak üzere, geleceğe el sallayan ne kadar çok 'şiir yazar' vardır.... Kim bilir ?...
Ulusal şairlerimizi ve değerlerini ortaya koyduğunuz şiirinizi ve sizi kutlarım Yılmaz Bey.... Saygılarımla...
Tabii ki kolay değil şair olmak...Mümkün mü bir Nazım, bir Orhan Veli, bir Cemal Süreyya v.s. olabilmek... Sadece şiir sever takipcileriz...Kendimizce birşeyler yazmaya çalışıyoruz içimizde ukde kalmasın diye...))...Güzel bir göndermeydi Yılmaz Bey, yüreğinize kaleminize sağlık. Selam ve saygılar...
Doğru söze ne denir Yılmaz Hocam.Şair olmak çok ayrı vasıflar ister....Ancak feyz almak amacımız şu platformda hocalarımızdan...SAYGI VE HÜRMETLERİMLE..
Elinize sağlık, bir yandan didaktik, diğer yandan hiciv ( taşlama ) ile sergilenen görüşün
somut ve gerçekçi olduğunu yadsımamak gerekir. Anlatacak, anlayacak, vurunca ses getireceksin. Ben derim ki "az olsun öz olsun, söz mermi gibi saplansın düşünen insanın beynine, rengi, kokusu, tadıyla gönüllerde dursun" ++ Nicelerine dost... Sevgiler...
Her biri kendi alanında bir derya olan isimlere telmih yapılıyor şiirde. gerçek şairlerde olması gerekenler ustaca işlenmiş. Katılmamak elde değil. Öyle şairim demekle şair olunmuyor elbette.
Biz ancak şiire gönül verenleriz. Şiirle yüreğimizi yıkamaya gayret edenlerdeniz. Bu da bir şereftir bana göre.
Yüreğinize, kaleminize sağlık Yılmaz Örmeci Bey. Selamlar, saygılar.
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta