Ne ağladık; ne güldük
Çaresiz olmazlara inandık
Belki de ondan zamansız öldük...
Kahrettik gecelerce gerçeğe
Şahidimizdi tanyeliyle ağaran
Ezan sesli,huzura uzanan küçük minare...
Su demişti THALES varlığın özü
Eğer imkanım olsaydı
Öperdim bu kadar iyi gören o iki gözü
Sanmayın sakın rastgele söylemişti
Evet haklıydı
“SU” yu çıkmıştı hayatın
Çoktan bıraktım kırılmayı
Mayhoşken sabrımın tadı
Uzattım karmaşamı cevaplara inat
Bir yıldız yaptım kendime sevinçlerden;
Kaymalara yüz tutmuş
Ve bir söz verdim kendime
Dökülen her yağmur tanesi bi sitem bırakır yeryüzüne
Ve bu sitemin yerini buğulu bir ah alır seslenir gökyüzüne
Ne umudu umut ne figanı figan
Lisanı anlaşılmaz hüznün
Siluetler akarken kayıtsız kalan bir gözün
Son sözleridir bu
Zordur
Bilirim...
Omuzlarında bir dünya taşımak.
Zordur; gülen bir yüz içinde,amansızca ağlamak
Bilirim ne acıdır;
Çok şey söyleyipte herkese
Hoşgeldin Çocuk...
Bir bilinmezin yurduna
Vakti değil belki ama boşver aldırma
Sayısız; taşımayamadığım günahlarım boynumda
Avuçlarımda sana layık birşeyim olmasa da
Omzum her zaman hazır ağlarken yaslanmana
Görme dedi bana hayat
Hissetsende gerçekleri
Bir tek sen bil
Özendirme körleri
Gitme dedi bana hayat
Sakladım...
Ama bir türlü gelmedi zamanı
Hatta yorganıma göre uzatmışken tavrımı
Yine de yaralandım...
Damlaya damlaya kan gölüne döndü hanem
Anladım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!