ESARET
Üzerindeki nimetlerini çok hatırla
Saymakla bitmez şimdi bu aslında
Sözüm sana ey çift bakıp tek gören
Vahdeti bulmuştur buna şükreden
DAVAM
Söylenecek sözü zamanı gelince o toprağa atan
Kanlı gözlerim sebepsiz yere mi yaşla bulayan
Furkan’ı hangi vadide Hakla batılı o karıştıran
Bilmem ki ne bulur uyanınca gafletli uykudan
ATLÂL(*) ’A DAVA
Bırakmaz hiç gam suyuna bulanmış atlâl beni
İçinden çıkamıyorum ağına düştüğümden beri
İmdi söylemek istiyorum uyandırma sevenleri
Yokluk aleviyle yanarken yok edemedim seni
DENİZ FENERİ
Eğer şeytanı dinleyip inkarı seçersen
Boşuna uğraşma güneşi söndüremezsin
Öbür tarafta sakın postu deldirmeyesin
Ocağına da incir ağacı diktirmeyesin
HALİ PÜR MELALİM
Görebilseydin eğer şu anda ahvalimi
Dermansız hâlime sebep derdim mi?
Bunca dert taşıyorsam peki niye mi?
Dertsiz gönül sahibine yük değil mi?
DOĞUM SANCISI
İslamiyet o ki birbirimizin harcı
Uhuvvetin de yaralarımızın ilacı
On sekiz bin alem bize davacı
Muhammed ümmete vefalı aracı
BORÇ
Ahmet(sav) dört gün açlığı tercih etmişti borçlu kalmaya
Sanki örnek olmak için yaşamıştı tüm emin insanlara
Hangi beşeri sistem başarabilir ki o sağlam kardeşliği
Aynı sofraya birlikte oturup kalkıyor köle ve efendisi
BİR AŞK HİKÂYESİ
Neden görüşmüyoruz ya diyeceksin
Dertlerimi dinleyip de üzülmeyesin
Kimin borcu yok o hesap defterinde
Mağrur ve gururlu oluşun kimdense
İNSAN
Şeytan yedirmişti o yasak elmayı
Uyanınca gördün imtihan meydanı
Örümcek ağından yapılmıştı hasılı
Hangi kul kalabildi peki ona asılı
EMANET
Zorluklar yıldıramaz muvahhitleri
Suyu taştan çıkarır sıksa a yiğit eri
Sırat’ıl Müstakim’i bulan gönül eri
Düz bakarsan şaşı görmezsin demi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!