İki aşık tanıdım, birbirinden uzakta
Karşılıklı bakardı, onlar konuşmasa da
Baharın gelişiyle, onlar mutlu olmuştu
Uzanan kollarıysa, birbirini bulmuştu
Birinin adı beyaz, diğeri pembe güldü
Kavuştukları o an, sanki düğün günüydü
Söz vermiştin bir tanem baharım kalacaktın,
Karanlık gecelerde mehtabım olacaktın
Unuttun mu? Sen beni arayıp sormuyorsun
Seni öyle özledim ki, gözümde tütüyorsun
Gönlüm hasret çarkına, takılmış döner durur
Bitmeyen geceler ve yalnızlığım
Sabaha doğmayan güneşe hasret
Tanrıdan sabır dileyerek geçti yıllar
Sonbahar, kış derken
Ağardı saçlar
Yağmurlar karıştı göz yaşlarıma göremediler
“Özgürce”
Mutluluk varken dünyada
üzün neydi acaba
Buna sebep, yüreğimdeki hisler mi?
Beklesem de sabahı, doğmayacak güneşi
Sen kalbimin sahibi, sevginin ilk ateşi
Versen de avucuma, yanlışlıkla hasreti
Bilirim ki sen varsın, dostluğumun neşesi
Mutluluklar geride kalsa da acımadan
Bir kıvılcım olup düştün gönlüme
Sarardı benzim, döndüm çöllere
Kıskanıp güleri, küstüm bülbüle
Sen ihanet ettin kutsal sevgime
Yemin ettim bir daha tutmamaya elini
Ayrılığın acısını sende yaşadım
Sana zalim bile diyemiyorum
Karanlık gecede uyku aradım
Senden niye nefret edemiyorum
Güzellikler uçtu gitti seninle
Hazan mevsimi ayrılığın yalnızlıkla seviştiği tek mevsim
Muazzam bir sessizlik hakim dışarıda
Sadece rüzgarın uğultusudur kulaklarımda fısıldayan
Ve yaprak hışırtıları içimi kıpırdatan
Dalga dalga olur bu mevsim yüreğim
Hatta kelimelerle ifade bile ifade edemem kendimi
Bak yine akşam oldu
Karanlıklar çöküyor
Yalnız geçen günlerim
Bir çığ gibi büyüyor
Geleceği düşünüp
Gecenin bir yarısı, gözlerim tavanda
Yanaklarımdan yaş dökülüyorsa
Hiç dokunma bırak aksın ne olur
Sende bir gün gelip terk edeceksen
Küllenmiş ateşi yakma ne olur
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!