dörtnala gidiyorum,
daire çevresinde, yaşamın
yarıçapım yatay duruma geldiğinde,
yorgun yorgun süzülüyorum yatağıma
düşlerimde “bir” safâ var,
Ilk gördüğüm karga siyahmış
Ve bahçemizin ceviz ağacı
Sonbahar korkusundan yapraklarını dökermiş
Ilk yaşadığım sevgi pembe imiş
Ve sevgili annem
Senli günlerde
Şiirlerim kalbimin coşkunluğundan bitermiş
Ve şarkılarım evimizin suskunluğundan doğarmış
Güllerim vefa yağmurundan bitermiş
Ve iyi kokular evimizin huzurundan doğarmış
Suda eğrilmiş yüzüme bakıyorum,
Ben varım demek
Kalbimde bir sıcaklık duyuyorum,
Yalnız değilim demek
Nerde olduğunu soruyorum,
Sesim var demek
Güzel kız!
Durgun suda bakıyor
Parçalanmış yüzüne
Daman göz yaşların ardından
Meraklı oğlan!
Odam boşdur
Ve hiç bir şey yok
Bir kaç tablodan başka
Mesela:
“güneş eli açıkdırsa da
Dik bakardım adamlara, gururluydum huyum çetin
Ama bir gün baktı bana, sordum adın nedir şirin?
Al yanağı çiçeklendi, sanki beni kokla dedi
Duygularım ona karşı, deniz gibi oldu derin
Birdenbire sevdalandım, ev kurmaya kararlandım
Evde gülüm olsun diye, al yanaklım geldi gelin
Bir çiçeğim yeter dedim, keder gamım biter dedim
Hayat beni mutlu etdi, her bir anda dedi sevin
Yıllar geçti yaşa doldum, gülün gönlü dara düştü
Dardan çıksın diye diye, bir gül doğdu adı selin
Leycan
Sürekli gök gökçedir
Ve arasıra deniz gökçedir
Çocukluğumda gökden düşerken
Tüm gökçelerden korkdum
Arasıra ufuk gökçedir
bengü bir ses söyledi:
yarıl, ayrıl
sızla, sez
bitiş, bit
duyanlar:
oldular,
Çok düşünmediler
Ormanlı dağlarım ağaclarını dökdü
Ben bu konuda çok düşündüm
Telli başım saçın dökdü
Çok acımadılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!