Rabbin kereminden umut kesmedim,
İkram hazinesi doludur diye.
Hacet kapısında eşik bekledim,
İzzetli dergâhı uludur diye.
Yıllardır mihnetle yandı özümüz,
Şimdi soğuk küle döndü közümüz.
Rahman’a yöneldi gönül yüzümüz,
Rahmet pınarları suludur diye.
Gözüm âlemleri seyran eyledi,
Gönül hiç durmadan devran eyledi,
Gördüklerim beni hayran eyledi,
Hakikat zarfının puludur diye.
Cümle mahlûkata muhabbet duyduk,
Nefis iflas etti, varlıksız koyduk,
Şükür ki bedeni şu candan soyduk,
Suretler masiva çuludur diye.
Ateşler içinde, ağılar yuttuk,
Beden sarhoş oldu, başı uyuttuk,
Ellerin üstünde bir elden tutuk,
Kevser ırmağının koludur diye,
Tevhit gemisini deleni gördük,
Katletti gulamı, duvarı ördük,
Arkasına düşüp izini sürdük,
Bu yol erenlerin yoludur diye.
Dağılsa da sisler, gitse de serap,
Şu zavallı gönlüm yinede harap,
Lütfü kereminle şahit ol Ya Rab,
Yaralı Allah’ın kuludur diye.
18.09.2010… Mustafa YARALI
Mustafa YaralıKayıt Tarihi : 18.9.2010 14:37:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şu zavallı gönlüm yinede harap,
Lütfü kereminle şahit ol Ya Rab,
Yaralı Allah’ın kuludur diye.
İhlaslı yüreyiniz daim coşsunda, bizlerde bu güzel şiirleri okuma şerefine nail olalım.
TÜM YORUMLAR (1)