Kolektifi olan ve kolektif bir kütleden ayrılan bu tarz kişi sahipliklerin kendi kendisini inşa düşüncesi, bu anlayışlarını yine de totem anlayışlı sosyal eksen etrafında ve köleci mantalite ile billurlaşıyorlardı. Kolektif olan ve kolektif üreten mantık yerine, “köle inanıcınla olan mantık” konmuştu. DNA değişti.
Sahiplik ve paylaştırma DNA’sı değişen köleci inanıcınla olan bu mantık, köleci sahiple güdülmeyi ve bir gün kölelerin de kendi efendileri gibi zengin olma vaatlerini meşru ve kontrat etti. Yitirdiği eşeğini efendiler üzerinde dolaşmakla bulmayı hayal etmek, kölenin nefsiydi!
Kölecilik karşısında, köle olmanın zıttı olan düşünme kölelerinde efendileri gibi olmayı vaat eden söylemi içindeki tatlı ve pembe düşleriydi. Bu imgelem kölelerde kölelerin yaşama arzusu ve sürece katlanmanın hem nefsi oldu hem nefesi oldu. Bu zıt ve çapraşık duyuşları içinde olan köle kişiler, kendisine de sahip olan idealindeki monarşiye biat etmekle, kendi gibi duygu kodlarıyla oynayan diğer kişilerle birlikte köleliklerini onaylamışlardı (El este bi rabbi küm ahdi yapmışlardı). Ant içmişlerdi.
Sahip Efendilerle sahiplikten yoksun olan köleler artık totem dönemdeki gibi, ön ittifaklı dönemdeki gibi kardeş olamazlardı. Kardeşlik olup biten köleci ayrışmanın doğasına aykırıydı. “Hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile (başkasının elinin altında olan köle ile), kendisine verilen rızıktan harcayan (elinin altında bulunduran) kimse hiç eşit olur mu?”
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta