1997 yılında Antakya’da doğdu. Edebiyat ve felsefeye duyduğu ilgi, ilk gençlik yaşlardan itibaren okuma ve yazma pratiğini besleyen temel damar oldu. Dil, anlam ve varoluş arasındaki görünmez bağlar üzerine düşünmeyi sürdürmektedir. Eğitimini Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde tamamladı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Odyoloji Birimi’nde görev yapmaktadır.
Bilirdim kör talihimle incelmiş, çatallanmış birinin elinden alınmış bir yoksunlukla kalacağımı. Yine de düşük bütçelerle umut topladığım o dağınık, soğuk pazar yerinde duruyorum. Büyüğü oynamıştım; benden beklenmeyecek kadar cesur, fazla geniş bir kabın suyunu taşırmıştım.
Bulduğum talihde, sana sarılıp bütün dünyanın kaderine el koyma ihtimalim vardı. Yeryüzünün kemiklerini yeniden dizmek gibi. Ancak büyük bir yeniden şekillenmeyle dizginlenebilirdi bütün bu olacaklar. Kaderi ören eller başka bir çıngırak tutar, kanaatlerin omurgası kırılırdı böyle bir duygunun karşısında. Bilim bile anlamını yitirirdi, azim kendini yok ederdi. İnsanın ilk adımını, ilk suçunu tarihten söküp çıkarmak gibiydi bu.
Bütün bunları düşünürken nasıl bir derin suda boğulduğumu biliyorum.
Ben böyle yazamazdım hiç; hayatın kaba meselelerinden yürürdüm hep, çünkü ben de hırslıydım.
Sana yakındım işte.
Yaşam için duyduğum o keskin hırs, acı çeken yerlerimi gizlice çürütmüş meğer. Duygularıma hep bir elimle itip, öbür elimle çağırılar yaparken içimde açtığım gedikleri görebiliyorum. Senin yükünü hafifletme terazimse bozuktu zaten. Ben de hepten seni ekledim küfeme. Kendi küfeme ağır yenilgiler vermiş, seni en üste, ulaşılmaz bir yere yerleştirdim. Sürekli sana kendimi dinletiyorum; sonra senden geri çekilip kendimi dinliyorum. Talih bana uğramıştı ama ben biletimi kaybettim senden yana.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!