Uzun bir sahilde yürürüm büyük kızgın güneş ve ben
Yürünmez çıplak ayakla parçalanmış Güneş sanki kum gibi
Çekmem nasır tutmuş ayağımı hani kim kaçan giden
Göklerde bir de ay var gündüz işe yaramayan sönmüş mum gibi...
Kimler geldi kızgın kumda kimler gezdi kimler duramadı pes etti
Kimler bağırdı dağlara kimler Çiçeron'laştı bağırıp bağırıp ses etti
Geri dönen yankılanan ses bağırtılara sanki sus diye kes etti
Kim aldı üç-beş palmiye yaprağını başına bağlayıp fes etti..
Her gelen silinsede o kumlara yazdı adını attı bir imza
Sert olmuş kumlar ayağını elini yırtan bir taş bir ponza
Dünya yer kabuğuyla çatlamış sanki dönmüş,cevize koza
Gelde bunları anlat yaşasada anlamaz; inanmaz bir yoza..
Al eline bir taş ya da bir tutam kum sıkı sıkı avuçla
Fırlat bir dilek tut içinden at fırlat denize ayyüha
Kaderim,kaderim benzer pişmiş bir pilice tavuğa
Gelde bunları anlat yaşasada anlamaz; inanmaz bir yoza..
Gezdim geldim bende başı dumanlı karlı dağları
Gördüm ağladım nice iz bırakanları bir zamanki sağları
Bitirdim geze geze ta Mağrib'ten ulaşılmaz maşrukları
Gelde bunları anlat yaşasada anlamaz; inanmaz bir yoza..
Ne varlığımın var ne de yokluğumun yok olduğu yerdeyim
Cansız ölü gibi taşlaşmış fosil gibi bir içler acısı haldeyim
Akşam olsada yaşam ilki gibi en taze umutlarlayım; erdeyim
Gelde bunları anlat yaşasada anlamaz; inanmaz bir yoza..
Kayıt Tarihi : 25.11.2010 22:22:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!