Sen diye, sen olan, senin!
Sahiline dökülseydi ömrüm, uzun yollarımdan süpürdüğü
Alüvyonlarımı saçsaydı gönlünün, tam o mahreç yerinde.
Vaktin gün batımına denk, şu göğün bütün kızıllığı içinde
Ah mercan bakışların da yârim, beni koynun da eritseydin.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta