Tohum toprağa düştüğünde,
Dizleri üzerinde titriyordu, baba
Başı; dizlerinin arasında tamamladı gelişimini cenin.
Dünyaya '-merhaba.' dediğinde, ilk şap'lağı yedi... Ağlaması isteniyordu, ısrarlı... Oksijenin yakıcılığı, şab'lağın acısını deldi. Ağladı...
Dizlerini doğrultup, sımsıkı sardı anası. Bükülmesin, diz üstü gel-
mesin evladı diye. Yine de, emekleyerek başladı hayata, yürümeye..Dikildiğinde
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Dizinin üstünde yaşayan toplumları, ayaktakiler yönetir.
.....Diz çökmenin erdem olduğunu anlatanlara ithaf..
Kutlarım.
Sevgili Mahbub Mehmet Kaya sayfasına 7.eser asmış.7.sini severek okudum...şiir dünyasındaki yolculuğunda başarılar şairim...
Hele bir diz çökmeye gör, değil mi sevgili dost.
İki soluk arası dinlemek bile haram
Hele bir diz çökmeye gör..
....Ağaçlar ayakta ölür, Kutlarım.
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta