Birgün gelirsen;
Yalnız umutlarınla değil, her şeyinle gelmelisin. Bach’ın notalarından dökülen ince, yürek sızılarını da getirmelisin yanında. Ya da Anadolu’nun en ücra köşesinde söylenen türküyü, o yüreği katmer katmer eriten, dağlayan ağıtları da bilerek gelmelisin bana.
Gelirsen,
Sabaha karşı; Alaca karanlığını getirmelisin günün, tan yerinin ağarmasını, kuşların erken ötüşlerini, serin esen rüzgarın, uğultusu ile göndermelisin içten samimi muhabbetini ve sonra çay getirmelisin bana ince belli bardakla, yanında ağzımı yakacak kadar acı sigaramı da unutmamalısın! bir de o tatlı gülüşünü...
Gelirsen;
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




harika yüreğinize sağlık
belkide o gelmiştir ama siz sırtınızı dönmüşsünüzdür kim bilir?!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta