Yürüyorum,arkama bakmadan yürüyorum
Yürüyüşüme seninle başladım,seninle bitiriyorum
Birden duruyorum
Seni anlatıyorum,köşe başında gördüğüm sokak lambasına
Parlamaya başlıyor anlattıklarımı duyunca
Öyle parlıyor ki o karanlık gece gündüz oluveriyor.
Öyle parlıyor ki sanki sabah güneşi bile onun yanında sönük kalıyor.
Sonra kendi halimi anlatıyorum
Seni düşününce kafesini kırmak isteyen kuş gibi çırpınan kalbimi
O güzel yüzünü görebilmek için didinirken,gözlerin bana döndüğünde bakışlarımı kaçırmak zorunda kalışımı
Dayanamıyor dinlemeye sönüyor yavaş yavaş.
Ve o aydınlık sabah yerini tekrar ıssız geceye bırakıyor
Ben devam ediyorum aldırmadan yürümeye
Yürüyorum, yürüyorum ve seninle baş başa kaldığımız belkide tek yer olan o otobüs durağına geliyorum.
Havadan sudan ve bir sürü saçma sapan konudan konuştuğumuz o bir kaç dakika geliyor aklıma.
Aklıma geldikçe ısırıyorum dudaklarımı,
Kanatıyorum, ve kızıyorum kendime
Keşke,gözlerine en yakın olduğum o birkaç dakikayı heba etmeseydim diyorum
Keşke,keşke o iki kelime dökülüverseydi ağzımdan
Sadece 2 kelime fısıldasaydım kulağına
Sadece 2 kelime,ne bir açıklama ne bir yorum
Sadece 2 kelime SENİ SEVİYORUM...
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta