Düşmeliydi üstünden ruhunun silkeledikleri
Cevhere dönmeliydi,
Eller hissetmeliydi yürekten süzülenleri
Bir Yusuf olmalıydı avuçlarında
züleyha edebinde
Yüreğim tutunuyor
Yüzündeki feryada
Nasıl mahsun kalırsın
Ümmet gibi deryada
Zalimler zulmederken
Seyyid abdulillah ehlibeyt gülü
Nebevi sevdanın nurlu düğümü
Gelenler coşsunlar halay çeksinler
Ümmete aşk olsun seyyid düğünü
Ceddi nebevinin gül silsilesi
Seyyidler aleme gül
Ehlbeyt gül gülüdür
Yüreklere nakş olan
Yarin nurlu yüzüdür
İşte seyyid bünyamin
Dostun gonca gülüdür
Ehlibeytin gül dalıdır
Dili balların balıdır
O kadar çok mahsundurki
Yüzü güllerin alıdır
Tevazudur ve zariftir
Ehlibeytin dalları
Renke renk resul gülleri
Yakuplardan doğuyor
Seyyid ishak nurları
Aleme sevda oldu
Durup dururken en muhabbetli olduğumuz arkadaşlarımıza kırıldığımız, küstüğümüz anlar olur. Genelde üzerinde durmayız. Ama üzerimizden atamadığımız istisnalar da vardır. Bunlar basit şeylerde olabilir. İnsanın o anki ruh hali edbine bile tesir edebilir. Ama olgun olmak lazım. Nefsimizin zaaflarını hilelerini iyi bilmek lazım. Bazen çok severek yaptığımız bir işi, hizmeti birisi nasıl olsa her zaman biz yapıyoruz diye bize yapmamızı söylese yıllardır o işi yapan biz değilmişiz gibi, o iş bize angarya gibi gelebilir. Eğer angarya gibi gelmiyorda hemen baş üstüne kurban deyip, hemen yapabiliyorsak ne mutlu bize. Diyemiyorsak arızayı bulmak lazım. ALLAH'ın rızası kolay değil. Üstelik birde söyleyene kızıyorsak, çok muhabbetli yaptığımız hal bast hakinden, o anki isteksizliğimiz kabz halinden değilse büyüklerin himmetine iltica edip, Edeple varıp, lütufla dönmek lazım. Sebepsiz yerede arkadaşlarımızın öfkelendiğini görebiliriz. Bütün gördüklerimiz tanıdıklarımız, az yakın, çok yakın olduklarımız insanların paylaşamadığımız bazı halleri hasletleri olabilir. Düşününki tufan var. Tufanı duyan apar topar gemiye biniyor. Her ihtiyacı olanı herkesin yanında getirmesi mümkünmü? Zaten Kamil Mükemmil olan zat gemide kucak açar. ALLAH (c.c) buyurduğu gibi Ya İbrahim insanları hacca sen çağır onlara ben duyuracağım dediği gibi noksan sıfatlardan münezzeh olan ALLAH (c.c) kamil mükemmili olamıyorsanızda kamil ve mükemmiller ile beraber olalım diye bizi ahır zaman tufanından kurtarmak için apar topar bu gemide topluyor. O yüzden yanımızda ihtiyacımız olan herşeyi getirememiş olabiliriz. Yani edebimizde, ilmimizde, tevazumuzda, hoşgörümüzde eksiklikler olabilir. Bizi gemisine kabul eden zat gibi birbirimizi olduğumuz gibi kabul edersek, ozaman kızdığımız insanların aslında o kadar çok sevilecek yanlarını göreceğizki. Düşünelimki hepimiz bir hastanedeyiz. Aynı koğuşta ameliyatımızı tedavimizi bekliyoruz. Kimisi gece sabaha kadar inler, kimisi istifra eder, kimisinin kanaması bardır, kimi bilincini kaybetmiştir. Bizde hasta olarak onlara niye böyle yapıyorsunuz dermiyiz? demeyiz. Çünkü kendi derdimizle hastalığımızla meşgulüzdür. Üstelik Ya Rabbi banada şifa ver buradakilere de diye gecede kaç kez dua ederiz. Dünyadan ahırete giden bu yolculuğuzda yol arkadaşlarımıza gerçekten yol arkadaşı olmamız lazım. Bu yol uzun bir maraton. Hemde engelli maraton. Hedeflerimiz kendi engellerimiz olmalı. Bizler koşarken kendi engellerimiz nekadar küçük olursa olsun onlarla değilde, başkaların engelleri ile meşgul olursak, engellerin bazıları ayaklarımıza takılır ve hedefe gecikebiliriz hatta varamayabilirizde. Her sporcu gibi yarışma öncesi birbirimize başarılar dilerken samimi olmamız lazım. Yarışı birinci bitiremesekte onlarla kuracağımız iyi dostluklarla en azından birincilerle çekilmiş hatıra fotığrafımız olur. Fiiller bizi rahatsız edebilir. Eğer her işte bir hikmet bulamıyorsakta, bir demir düşünün. Bir müddet ateşte durduktan sonra bir yerimize deyse yakar hatta deler. Demirde ateş yoktu. O demirin içine ateş dışarıdan girmişti. Yoksa bize hiçbir zararı olmazdı. O bizi yaktığının farkında bile değildir. Öfke öyle. Şeytan ateşten yaratılmıştır. Bir kardeşimizde bizi yakacak ateş yoktur. Fakat şeytan öfkeyle yol bularak girer. Hem kendimizi hem başkasını yakacak ateşi içimize sokar. O yüzde Resulullah (S.A.V) efendimiz öfkelendiğinizde abdest alarak ateşinizi söndürün buyurmuştur. Yoksa o arkadaşımızın kırmızılığı ateşten değil güldendi. Ama bir anlık zaafından gül ateşten kül oluverdi. Bizde diyebilmeliyizki ALLAH'ım temizlenmemize sebep ettin bu hallerle imtihan oluyorken kardeşlerimizin bizle olan imtihanını koay eyle. Bizede lazım olduğunda dostlarının himmetini bol eyle. Son nefese dek dost yolunu yol eyle. Sözün hülasası Nakşibendi Hz.lerinin buyurduğu gibi Eller yakşi biz yaman, Eller buğday biz saman şuurunda olanlardan eyle.
Bir sırrı hikmettir hüdayı haktan
Her şeyi var etmiş emriyle yoktan
Habibinin sünneti kurtuluş ipi
Biçare kalmayın tutunun toptan
Hatırına verildi aleme kıymet
Şiir yüreklerdeki ebedi sevdanın ezeli harcıdır.
Sen olmasaydın mayasıyla aşkla kar'ınca
İnsan saadet gülleri açan yar bahçesine döner
Bayrağı kırmızı beyaz
En büyük şampiyon sivas
Bir kupa yetmez size az
Süper ligde şampiyon ol sivas
Anadolunun yıldızı




-
Kadir Kaya
Tüm Yorumlarselam
sayın şairim ben ellisinden sonra şiirle tanışan ama şimdi ölçülü şiir yazabilen bir emekli şairim.
sizin şiirlerin birazına baktım ölçülü şiire yakın ama serbest şiirler.
işte beb burada kendimi gördüm, eğer siz talep ederseniz ölçülü şiire çok kolay geçebilirsiniz sanırım.