Hatırına yaratılmış
Bilinen blinmeyen
Sana habibim demiş
Alemleri halk eden
Deste deste gülleri
Dağı taşı alev alev yanıyor
Canlar başlar oluk oluk kanıyor
Mahlukat kıyamet koptu sanıyor
Giden gelmez oldu çanakkaleden
Dünya alem gerçek erler tanıyor
Fırtına estikçe esiyor kum tanelerinde çölde bir telaş herbir kum tanesinin heyecandan iştiyaktan içi içine sığmıyor herkes biran evvel sahradaki yerini alabilme telaşı sevdası içinde
Huuu Huuu diye esen rüzgar çölün yabancısı değildi ama o aşinalığa rağmen rüzgar bir başka esiyor kumlar bir başka uçuşuyordu çünki
Allahın cc Sen olmasaydı sen olmasaydın hiçbir şeyi yaratmazdım dediği Resulullah s a v efendimiz Mekkeden yola çıkmış Medineye geliyordu
Öyle bir gelişle geliyorduki hatırına yaratılmış bilinen bilinmeyenki sır tecelli etmiş Alemlere rahmet oluşu alemi kuşatmış yaradılışı ve doğuşundaki hikmet medineye gelişiyle kemal buluyordu medinelilerse onda rahmandan bir cemal buluyordu onunla öyle hemhal oluyorlardıki ne verecekleri birşey kalıyordu nede veremeyecekleri birşey
O güzeller güzelinin sevgililer sevgilisinin gelmesiyle muhacirle ensar birbirlerinde fani oluyordu
Ashabım gökteki yıldızlar gibidir buyuruşu rahmet güneşinin onlara yansıyan ışığıyla onlarda bizlere ışık oluyorlardı Onlar kum taneleri kadar çok değillerdi ama Nur taneleriydiler Nur üstüne nur olan efendimizin muhabbetiyle tutuşan ışığıyla aydınlanan sahabeler. tabiinler tebei tabiinlere bağlanan her biri nurdan birer halka olan zincirin Ümmetimin alimleri beni israilin Nebileri gibidir müjdesine mashar olan peygamber as varisleri olan alimlerini ahir zamanda günah çölündeki fırtınadan kurtulabilmemiz nefsin kızıl denizini yarıp hakikat kıyısına varabilmemize Mekkeden Medineye doğru yola çıkan Ey habibim senin elini tutanlar aslında benim elimi tutmuşlardır sana biat edenler aslında bana biat etmişlerdir (Fetih Süresi ayet 10) müjdesindeki çizgide bize ulaşan ışıkla dünyamızı Ahiretimizi aydınlatan içimizi coşturan o ıssız çöl gecelerine özlem duyuran hasret tohumları eken Allaha binlerce Hamd olsun Ve onun Habibi sevgililer sevgilisinede binlerce Salatu selam olsun
Bana yine öyle bakmayacaksan
Kalbinden kalbime akmayacaksan
Sevdanla gönlümü yakmayacaksan
Geri gelsen olur gelmesen olur
Ne bahar nede yaz olmazsan bana
Öyle bir gidişle gittinki Anam
Gidişinemi kalışımamı neyime yanam
Özlemin içimde gittin doyamadan
Kıymetini bilememek içimde yanan
Keşke enson sarılışım hiç bitmeseydi Anam
Yüreğim feryat ediyor Anam
Ya Resulallah s a v
Yine tayfta yürüseydim
Yoluma dikenler atsalardı
Yine beni çocuklara taşlatsalardı da
Ümmetim böyle biçare perişan olmasaydı
Dediğin oluyormu
Güllerin dıyarına
Hasret bir köylü çocuk
Sana doğru uzuyor
Sevda dolu yolculuk
Açmıştı güller yine
Kendisi nur kendi ışık
Mevlamın aşığı aşık
Işıdı nurunla alem
Habibullah dedi maşuk
Şimdi yine doğuşunla
Hasret Kaldım, Ben Güllerin Bağına
Güller Gülü Ekilmiş Medinenin Bağrına
Kulak Verdik Himmetinle Çağrına
Gönlümüzü Yolcu Edebildik
Sana sevdalı Hacılarla Yanına
Hatırladıkça seni
Göz yaşlarım doluyor
Senden habersiz güller
Birer birer soluyor
Bende ağladım Nakarat
selam
sayın şairim ben ellisinden sonra şiirle tanışan ama şimdi ölçülü şiir yazabilen bir emekli şairim.
sizin şiirlerin birazına baktım ölçülü şiire yakın ama serbest şiirler.
işte beb burada kendimi gördüm, eğer siz talep ederseniz ölçülü şiire çok kolay geçebilirsiniz sanırım.