Ezelden bir söz gelir, dindirir her sızıyı,
Kaderin kalemiyle siler kara yazıyı.
Mevla ferahlık verir, görürsen o sızıyı,
Göğsünü yarıp aşan bir inşirah değil mi?
Ağır gelen o yükler, omuzda sanki bir dağ,
Seni hapseden dünya, örülmüş sanki bir ağ.
Lakin Rabb’in elinde kurulur kutlu bir bağ,
Yükünü hafifleten o el Hakk’ın değil mi?
Gökler bile dar gelse, dünya olsa bir kafes,
İmanla dolan göğüs, alır elbet bir nefes.
Kulağında çınlasın o mukaddes, yüce ses,
Adını yücelten O, şan ve şeref değil mi?
Düşün ki gece geçer, sabah kapıda bekler,
Sabredene her nefes, bin sevap daha ekler.
Arşa yükselir o an en samimi dilekler,
Darlığı genişleten bir lütufkâr değil mi?
Zorluk kapıyı çalsa, sanma ki yalnız kaldın,
Ümitsizlik içine, bir derin korku saldın.
Aslında her zorlukla, büyük bir müjde aldın,
Yüsrü peşine takan, o zülcelal değil mi?
Bir zorluğun yanına, iki kolaylık düşer,
Aşk ile yanan gönül, bu dertle dolar pişer.
Hangi can var dünyada, bu rahmetle gülüşür?
Kışı bahar eyleyen, o Keremkâr değil mi?
Vakit dolup biterse bir hayırlı amelle,
Yine bir hayra koyul, en samimi emelle.
Rabb’ine sığın her an, tam teslim bir gönülle,
Asıl sığınak olan, o Zülcemal değil mi?
İşin bitti mi dostum, başka bir işe sarıl,
Dünya kirinden uzak, ummanlar gibi durul.
Yalnız Mevla’ya yönel, O’nun katında durul,
Rağbetin tek sahibi, o bir olan değil mi?
Sabrın meyvesi tatlı, kökü ise derindedir,
Müminin asıl gücü, o bitmez yerindedir.
Tevekkül kalesine, girenler emindedir,
Felahı müjdeleyen, o İnşirah değil mi?
Gönül mülkü nur dolsun, bitsin artık bu elem,
Hakikat deryasına, dalsın artık bu kalem.
"Lâ tahzen" diyen sesle, gülsün artık şu alem,
Hüznü sevince boğan, o Rahim olan değil mi?
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 6.2.2026 18:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!