Bir düzine insan vardı orada biralı çorba içen, ve her
birinin elinde bir ölünün önkol kemiği kaşık niyetine.
Ocak kızarmıştı kor ateşte, mumlar mantarlaşıyordu
dumanın içinde, ve tabaklardan bir mezar kokusu
yayılıyordu ortalığa, baharda.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta