Balkonda bir taburede oturuyorum
Elimde sabahın ikinci sigarası
Gözüme çarpıyor bardaktan çıkan buhar
Bütün sokağa kahve kokusu dağıtırcasına
Kabullenmek istemesem de
Hava soğuk
Sadece insan mı üşür bu havada
Yazdan kalan adaçayı da titriyor
Kahverengi saksıda
Erkenden beyazlarını giymiş üzerine
Fukaranın düşkünü Ankara
Sürpriz oldu bana
İzlesem haberim olurdu
Bakmadım dün televizyona
İnsanlar yürüyor
Bazıları buz tutmuş kaldırımdan,
Bazıları araba tekerlerinin buzu yumuşattığı yoldan.
Kayıp düşmekten korktuğu için mi yoldan yürür insan
Belki de kışlık ayakkabısı olmadığından
Sabahın yedisinde
Herkesin acelesi var yediden yetmişe
Düşünüyorum taşralı tarafımla
Hayat aceleye gelmez
Değil miydi bize öğretilen
İki bin nüfuslu kasabada
Bak güneş bile doğmadı daha.
Ayazın yüzüme vurduğu gibi
Vuruyor gerçeklik
Yeter bu kadar romantizm diyorum
Kahvenin yarısı kalsa da olur
Kalk hazırlan.
Çocuk bırakılacak, işe gidilecek
Çocuk alınacak, eve gelinecek
Domates tadı olmayan domates çorbasından içilecek.
Sonra mı ?
Sonrası görmediğim, bilmediğim bir şefin menüsü
Ne çıkarsa bahtıma.
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 11:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!