Isınan toprak, göğün ormanı, ormanın
kışları, yıldızlar ve ay, gümüş pullu
balıklar, hepsi ama hepsi yan sokakta
oturan, kırık kaldırım taşlarını geçip
denize yürüyen gövdenle barışık.
Biliyorsun, gölgeler var oluşun ya da
kayboluşun tersi ve yüzü.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



