sevgisiz, ıssız bir çatı katı...
bir ses duydum — sabahı düşünmeyen bedenimden
yarı sarhoş bir çalkantı
ilk kez ürktüm gördüğüm bir çiçekten
mevsimini şaşırmış bir kasımpatı
yıllar sonra, bırakarak kaygılarımı
terk edilmiş bir garın merdivenlerinde
uzun bir yolculuğa çıktım
aylardandı mayıs (belki de haziran)
tren hareket ettiğinde hava kararmıştı
saatin kaç olduğunu bilmiyordum
çünkü saatim bozuktu
(şimdi hatırlıyorum —
onu bana bir müzik kutusu karşılığında
yaşlı bir tanıdığım vermişti)
ilk istasyonda indim trenden
doğurmak üzere olan bir kadın beni tiksindirmişti
(valizimi unuttuğumu daha sonra hatırlayacaktım)
geceyi kötü bir otelde geçirdim
otel katibi çok yaşlıydı
bana son gördüğüm rüyamı hatırlattı
sabah erkenden uyandım
saatin kaç olduğunu bilmiyordum
çünkü saatim yoktu
onu bir demet kır çiçeği karşılığında
küçük bir oğlan çocuğuna vermiştim
ilk gelen trene bindim
restoranda yer yoktu
oysa birkaç bira içmek istiyordum
ara istasyonlardan birinde durdu tren
bir paket sigara aldım istasyon büfesinden
(para üstünü almadığımı daha sonra hatırlayacaktım)
haydarpaşa garı’nda indim trenden
saatin kaç olduğunu bilmiyordum
yeni evli bir çifte bir demet kır çiçeği verdim
içindeki bir kasımpatı — mevsimini buldu
(onun bir yazpatı olduğunu
daha sonra anlayacaktım)
Bursa 12.08.1995
Hasan KocaKayıt Tarihi : 18.9.2017 16:19:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!