Saat Ondan Sonra
SAAT ONDAN SONRA
Benim geldiğim yerlerde telefon, kapı zili, televizyon yoktu. Bir tek Philips marka radyomuz vardı. Bahçe kapısına da kilit vurulmazdı. Bahçemizdeki alın teri ile ekip büyüttüğümüz sebze meyve ise pazarlarda satılmazdı. Konu komşu müşterek paylaşırdık. Aynı sokakta yaşayan aileler birbirini kollardı. Kimin nesi eksik konuşulurdu. Yardıma muhtaç olanlara hissettirmeden yardım edilirdi. Kısacası „komşusu aç iken tok yatan komşu“ olmazdı. Birbirini kontrol eden bir yardımlaşma sistemi işlerdi. Söz kanundu.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Kaleminiz hiç susmasın Şükran henım.Tebrik ederim.Hoş ve anlamlı buldum.
Siir tadinda cok güzel bir yazi. Duygularima dokundunuz , ruhumu oksadiniz tebrikler.
Evet Sayın Şükran Günay ; ülkemizin güzel insanları da insanlık (!) yolunda iyi yol katettiler . Şöyle bir göz atsak bir günlük gazetenin ara sayfalarına, bir TV'nin sıradan pprogramlarına yüzlercesine , binlercesine tanıklık edeceğimiz kadar yol katettiklerinin örnekleri arasında boğuluruz da , elimizi tutup çıkaran olmaz bir tekme daha vurup daha çok boğulmamızı isteyenlerden sıra bulup da .
Kaleminize sağlık . Ne yazık ki çok doğru yazdıklarınız ...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta