Saat Ondan Sonra
SAAT ONDAN SONRA
Benim geldiğim yerlerde telefon, kapı zili, televizyon yoktu. Bir tek Philips marka radyomuz vardı. Bahçe kapısına da kilit vurulmazdı. Bahçemizdeki alın teri ile ekip büyüttüğümüz sebze meyve ise pazarlarda satılmazdı. Konu komşu müşterek paylaşırdık. Aynı sokakta yaşayan aileler birbirini kollardı. Kimin nesi eksik konuşulurdu. Yardıma muhtaç olanlara hissettirmeden yardım edilirdi. Kısacası „komşusu aç iken tok yatan komşu“ olmazdı. Birbirini kontrol eden bir yardımlaşma sistemi işlerdi. Söz kanundu.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Kaleminiz hiç susmasın Şükran henım.Tebrik ederim.Hoş ve anlamlı buldum.
Siir tadinda cok güzel bir yazi. Duygularima dokundunuz , ruhumu oksadiniz tebrikler.
Evet Sayın Şükran Günay ; ülkemizin güzel insanları da insanlık (!) yolunda iyi yol katettiler . Şöyle bir göz atsak bir günlük gazetenin ara sayfalarına, bir TV'nin sıradan pprogramlarına yüzlercesine , binlercesine tanıklık edeceğimiz kadar yol katettiklerinin örnekleri arasında boğuluruz da , elimizi tutup çıkaran olmaz bir tekme daha vurup daha çok boğulmamızı isteyenlerden sıra bulup da .
Kaleminize sağlık . Ne yazık ki çok doğru yazdıklarınız ...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta