Vurdu mu saat akşamın altısını,
Çöktü mü lacivert akşamlar üstüme,
Bu ne çekilmez hüzün,
Dünyada ölenlerin çekiyorum yasını,
Sana geldiğim saat bu,
Yüreğin sonbahar gazelleri gibi savrulduğu an,
Bir titreyiş sarardı, bilmem hangi şiddetle,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



