Issız bir sonbahar gününde, şeffaf bir durağın önünde bekliyordum
Saat 5,45 otobüsünü
Yol karanlık, hava karanlıktı yine
Güneş kaçmıştı ama nereye ? kimler kaçırmıştı onu ? Bir nebze tutabilseydim keşke elimde... Avucumun içinde minik bir güneş olsa yeterdi kendime...
Neyse otobüsüm gelmiş, gecikmiş yine lanet şey geç kalıyorum bak yine bir yerlere
Nereye mi bilmiyorum... Tarifsiz bir yolcuyum işte bende.
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta