Rüzgar Gülü Gibi
Ah be Adam ,bu gece ,Balkonda unuttum seni ,
rüzgarın kanatlarında savrulan adın gibi.
Bir zamanlar geceleri sardığımız o balkon,
o tenimizle değil,
ruhumuzla sarındığımız,
sohbetlerin kollarında ısındığımız ,
şimdi sessizliğin mezar taşı gibi.
Sohbetlerimiz guluslerimiz hâlâ orada asılı, Ama sen yoksun ,
her esintide içime işleyen
bir hatıra gibi kırılgan,
bir parça ben,
bir parça sen
rüzgarın dilinde savruluyor yine bu gece ,
Kokulu mumlar eridikçe,
yaktığım her fitil
bir hatıranın küllerine karışıyor.
O kahkahalar…
bir zamanlar yankı gibi
duvarlara çarpıp bana dönen,
şimdi içimde donmuş,
boğazımda düğümlenen bir fısıltı gibi yutkunamıyorum .
Balkonda paylaştığımız gülüşlerin
hüznüyle doluyor gecem,
adın gibi ağır,
adın gibi suskun.
Birlikte içtiğimiz kahvenin tadı
dudağımda hâlâ acı,
ama sen yoksun
yalnızca boşluğun var hasretin var iliklerimde ,
her yudumda biraz daha kanayan acıtan,
Kahve telvesinde gözlerini anımsadım bu gece
o eski parıltı,
o sıcak bakışlar,
Bir zamanlar içimi aydınlatan
gözbebeklerindeki ışıltı
şimdi karanlıkta kaybolmuş,
kahve telvesinin dibinde bile
unutulmuş gibi duruyor karşımda
O bakışlar Ah o bakışlar
bir zamanlar kalbime dokunan,
şimdi içimde yankılanan
soğuk bir sessizlik.
Balkonda göz göze,
el değmeden sevişmelerimiz ,
gözlerinle dokunduğun,
tenin dokunmasa bile
ruhumu sarhoş eden o bakışlar.
Sadece bakışlarınla içime işlediğin
o sessiz ihtiras,
şimdi yok…
yalnızca rüzgarın anlamsız dokunuşu,
ellerimi üşüten boşluk.
Sen yoksun
O kalp desenli kupa,
Hani ,
bir zamanlar bana hediye ettiğin,
şimdi ellerimde soğuk bir hatıra gibi.
Birlikte içtiğimiz kahveleri
gözlerime döküyor gece,
ama o kalbin sıcaklığı
şimdi yok ,
yalnızca kupanın serin yüzeyi,
ellerimin üşüyüşünü değil,
sensizliğin sessizliğini,
kalbimin içini kemiren
o tarifsiz boşluğu
yansıtıyor gecenin karanlığına.
Sen yoksun ,
Masada duran melek biblo,
bir zamanlar bana baktığın gibi
şimdi suskun.
bana umut fısıldayan
kanatlarının sessiz duaları,
şimdi kırık bir hatıranın
cam gibi soğuk kollarında
öksüz kalıyor her gece.
O melek,
ellerimde hâlâ dokunulmaz,
ama kalbimde paramparça.
Onun suskun yüzü gibi,
ben de içimde konuşamıyorum sesizce
yalnızca acıyı büyütüyorum içimde cunku sen yoksun .
Rüzgar gülü dönüyor hâlâ balkonda ,
benimle dönüyor,
sensizliğin açtığı dipsiz boşlukta.
Her dönüşünde biraz daha kanıyor
eski balkon sohbetleri,
o geceye saklı gülüşler.
Artık dönme diyorum ,Dur diyorum
çünkü her esintin
bir hançer gibi saplanıyor içime,
ve ben de
her seferinde biraz daha eksiliyorum kendimde
göğsümde mum gibi eriyen bir özlemle
daha da sessizleşiyorum.
Kelimeler bile yutkunuyor artık,
sana dair suskunluğumda ,
çünkü sesim bile seni çağırmaya adını anmaya
korkar oldu
Ah rüzgar… Ahhhh Es Deli Deli
beni de al götür ,Bırak beni Yar 'in koynuna
balkonda kaldı kahkahalarımız,
gülüşlerimiz, ellerimizin sıcaklığı.
Biraz onlarıda savur,
kalbimdeki boşluğu da
bir parça al götür,
çünkü ben burada —
adını her nefesimde
zehir gibi içime çekerek,
sensizliğin küllerinde
sessizce yanarak —
ve her gece,
o eksik parıltının karanlığında
içimde çıtırdayan özlemi
kan revan içinde taşırken,
adını her fısıldayışımda
boğazıma dolanıp
canıma kasteden bir hançer gibi
bekliyorum…
ölümüne…
ve ölüm gibi…
sessiz, keskin,
ama hâlâ seninle dolu,
sensizliğin en dibinde
yavaşça
ölerek.
Ve ben, yokluğunun bile gölgesinde,
her nefeste biraz daha tükenerek,
seni özlemekten bile
Bile vazgeçiyorum Yar
Kayıt Tarihi : 13.6.2025 21:41:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!