Geceleri ışıklı rüzgâr türbinini bile döndüren itaatkâr,
Sana seslendim, sen değil misin evrendeki her şeyden haberdar.
Lodos musun, meltem misin yoksa kıbleden mi esiyorsun böyle hürmetkâr.
Peki kendini tanıyor musun, neden bu zıtlıkların ve yeryüzündeki iktidar?
Ruh dehlizini yapalım mı, ne söyleyecek bakalım hakkında laboratuvar.
Kanatları kırılıp sahte kanat verilen kelebekler bile seninle uçar.
Uçsuz bucaksız eserken getirdiğin güzel kokular bedenimize akar.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta