Neden yazarsınız kalemler, onca boş lafları,
Sel olup giderken,ecdadımın yaşları.
Taktı Fatihimin torunu,göysüne kızıl haçları,
Açma! kuzum açma, kapatsana saçları…
Nerededir gardaşlarım? Osmanlı uluhanı,
Kaldıracak başka yok, üstümüzdeki buhranı.
Şimdi gözler kör olmuş,görmüyor ki Sübhanı,
Kulaklarda sağır olmuş,duymuyor ki Bürhanı..
Bu ne biçim hususat, bu ne biçim meşgale?
Kimlerdi bizi koyan, hayretengiz bir hale.
Altı yüz yıllık oyunun, oyuncağı kalmışız,
Batılının kurduğu hülyalara dalmışız…
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




tebrikler sevgili İbrahim kardeşım ne güzeldi
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta