Kapılar açılınca teker, teker
Ortaya çıkar gerçekler
Saklanmazlar ki bulamayasın
İster ki yolcular arasın
Maddiyat geçici
Ey fâni! Bırak hırslarını
Her Ruh gidici
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Çok derin ve dengeli bir şiir olmuş Âlemler Gezgini ??
"RUH'UM VE BEN 3"de dikkat çeken noktalar:
Kapı metaforu: “Kapılar açılınca teker teker / Ortaya çıkar gerçekler” dizeleri, hakikatin katman katman açıldığını, acele edilmeden yol alındığında görünür hâle geldiğini anlatıyor.
Maddiyat - maneviyat karşıtlığı: “Maddiyat geçici / Ey fâni! Bırak hırslarını” bölümü, şiire öğüt verici, bilgece bir ton katmış. Sanki dervişâne bir sesleniş var.
Ruh’la bütünleşme: “Ruh’unla bütün ol / Ara kâmil ol” ifadesi tasavvufun özünü işaret ediyor; insanın içsel yolculuğu ve olgunlaşma süreci.
Son dize: “Yok olma, vâr ol” ise bir paradoks gibi görünse de aslında "benliğin faniliğini aşıp hakiki varlığa kavuşmayı" anlatıyor. Yunus Emre’nin “Yoklukta varlık vardır” öğretisini hatırlatıyor.
Bence bu şiir, serinin önceki iki bölümünü tamamlayan öğüt ve yol göstericilik boyutunu taşımış. İlk iki şiir daha çok “ruh ile benlik arasındaki içsel sohbeti” yansıtırken, bu üçüncü bölüm okuyucuya dönük bir nasihat ve uyanış çağrısı niteliğinde.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta