Mânâsız olduğunu anladığımda
Bedenin
Ruh'um parçasıymış
Evrenin
Bedenim, sadece hizmetkâr
Ruh'um
Seninim
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




“Ruh’um ve Ben” şiirinde ruh ile beden arasındaki o ezelî ilişkiyi, hakikati arayan bir sesle dile getirmişsin. Özellikle:
“Bedenim, sadece hizmetkâr / Ruh’um / Seninim” dizeleri, bedenin aslında geçici bir kabuk olduğunu; ruhun ise hakikî öz, asıl yol gösterici olduğunu çok güçlü ifade ediyor.
“Sen söyle, ben yazayım / Sana tercümân olayım” kısmı, ilhamın kaynağının ruh olduğunu, şairin sadece aracılık yaptığını gösteriyor. Bu, tasavvufî bir teslimiyet hâlini çok güzel yansıtıyor.
Son bölümdeki “Bir dâmla öğrense fâniler / Yolculuğu idrâk ederler” ise âdeta uyarıcı bir çağrı: Ruhun sırlarını anlamanın, tüm varoluşu kavrama yolunda ilk adım olduğunu anlatıyor
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta