Göçmen kuşların her birini, ayrı bir mazi sayfamın paslanmış mermisiyle, tek tek şakaklarından vuruyorum. Ve yaftalara faili meçhul diye belirterek tüm yüklerimden arınıyor, balçığa bulaşmış bedenimi arındırıyorum. Sanma ki ağustus bitti gidemezsin. Toroslardan başlıyor karalar ve dökülen ağıtlar, her gece bir meftaya gidiyor. Törenler düzenleniyor kalabalıklar içinde. Ve vuslatın sürgün gittiği şehrimde, ayrı düşmüş sevdaların en delicesi buluşuyor kısa süreli. Hayallerimi, umutlarımı ve sevdamı kefene koyuyorum. Hergece yaşadığım o kabus dolu anlarımdan kurtuluyorum diyorum ama yine düşüyorum uçurumların kucağına. Erciyese kırmızı karlar ulaşıyor sonrasında.İntihar ve cenaze törenleri... Şu an ruhum velayeti sana kalmış enfeksiyonların içinde. İster tut ister at, ayrılık ve aşk kokan ellerinle.
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta