bir seccadenin üstünde nasıl öpülürse bir yara
öyle öperdim bütün derine inen yerlerinden
üstelik eve dönmenin adıydı.
dişlerimin arasında ıslığa dönüşen
ve ağzımın en kuytularında ezilen bu şehir
çiçekli perdelerini çekerdi karanlığa doğru
kulpu da kalbi gibi kırık.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



