Bazen içini yoklarsın,
adı daralma sanılır.
Oysa bu, içinden bir şeylerin sökülüşüdür.
Sessiz bir inşa başlar yıkım kılığında.
Kalp gürültüye benzer bir sükûta girer.
Ruh sıkılmıyor.
Sıkılan nefsin dar gölgesi.
Ruh daralmaz;
çatırdar, kabuk değiştirir.
“Her zorluktan sonra elbet bir kolaylık vardır.”
diye mühürlenmiş hakikat,
İnşirah Suresi altıncı ayet
gibi çakılı durur kalbin taş duvarına.
Bu bir teselli değil.
Bu, yanarak açılan bir kapının hükmü.
Ruh eski derisini söker.
Alışkanlıklarını, bağımlılıklarını,
tutunduğu sıcak yalanları
tırnak tırnak kazır içinden.
Halı yıkarken bastırırsın ya fırçayı,
lifler gerilir,
kir suya yürür,
duru su döküldükçe bulanıklık kaçar…
Arınmak okşanarak olmaz.
Arınmak, lif lif çözülmektir.
Arınmak, suyun önünde eğilmektir.
Arınmak, kendi kirini seyredecek cesareti bulmaktır.
Güneşe serersin.
Güneş yakar.
Sıcağı iliklere işler.
Gölgeler saklanacak yer arar.
İçinde tuttuğun nem buhar olur.
Kurur.
Gerilir.
Çatlaklarından ışık sızar.
Yüzleşmenin rüzgârı geçer üzerinden.
Yetmez.
Bir de döversin.
Sertçe.
Ritimli.
İçine işlemiş toz havalansın,
yerleşmiş tortu silkelenip dağılsın diye.
İnsan da böyledir.
Acı, ruhun güneşi.
Gözyaşı, onun arı suyu.
Kaybettiklerin, silkelenen tarafın.
Her mertebe atlayış şenlik değildir.
Bazen mertebe, parçalanarak gelir.
Bazen gözyaşı gerekir;
göz akmadan kalp berraklaşmaz.
Bazen feda etmek gerekir;
rahatını, ününü, sevilme ihtimalini…
Bazen kefaret olmak gerekir
bir hakikatin yüküne.
İpekler içinde büyüyen,
adım attığı yerde misk kokusu taşıyan bir genç;
hakikat çağırınca
yamaya razı oldu.
Mus'ab ibn Umayr
Uhud’da sancak düşmesin diye
kolu kesildiğinde diğerine aldı,
o da kesilince
gövdesini siper etti.
Dünya iki kolunu aldı.
Teslimiyetine dokunamadı.
Bu kayıp değildi.
Bu, soyunmaktı.
Ruh sıkılmıyor.
Ruh soyunuyor.
Yanarsın.
Eksilirsin.
Dövülürsün.
Kırılırsın.
Sökülürsün içinden.
Çırılçıplak kalırsın hakikatin önünde.
Susarsın.
Sabredersin.
Beklersin.
Sonra hafiflersin.
Kolaylık, zorluğun arkasında değil;
tam ortasında filiz verir.
Kabuk düşer.
Yük iner.
Kanat belirir.
Temizleniyorsun.
İçindeki tortu suya karışıyor.
Kırıldığın yerlerden ışık süzülüyor.
Üzerine sinmiş eski sesler susuyor.
Ağırlığın azalıyor, kalbin hafifliyor.
Teslim ol.
Direnerek değil, eğilerek yükselinir.
Bıraktığın yerde güç doğar.
Kontrolü bıraktığında kader omzunu doğrultur.
Hamd et.
Yanışın nimettir.
Eksilişin seçiliştir.
Kaybettiklerin, yer açar hakikate.
Acın bile sana çalışır.
Temizleniyorsun.
Teslim ol.
Hamd et.
ALLAH YÂR OLSUN
Yaren AtalarKayıt Tarihi : 2.3.2026 00:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!