öylece çocuk gibi uyur kalırdı akşamları
hiçbir Yunanlıya benzemeyen
kızıl saçlı bir adalının geniş göğsünde
zeytin ağaçları kadar sık gülüşleri vardı
günbatımlarında korularında dolaşırdı erkek
anlaşılmaz şarkılar söylerdi denize
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



