dile kolay...dille kolay; sevmek tam 13 yıl
olmayan birini,bir DÜŞ'ü...
hayvan sadakatıyla hem de..
..............................
Umut dünyası,bu dünya
Aldatış dünyası; doğruya es geçen dünya.
Ne sevmekte,ne adam olmakta yaranamadın,
Yaranamadım bana Diyarbakır...
Bekleterek tükettin gençliğimi,
gökteki bilmem hangi dağ,
söyle hani er kardeşim?
ey felek; hani kardeşim?
ey GÖK; hani er kardeşim?
kardeşim, henüz gençti...
günün ve insanlığın işiğı idi.
Sazın düzeni böyleyken,'suçum ne? ' deme Diyar-ı bekir?
Ahhh! Ahhh! Diyar-ı Bekir! ..
Sende bulduğum insanlık
Taş taş üstüne bırkmayacak bir gün.
Ve; işte o zaman...
İşte o zaman,
Dünya'sın,sönüp kurursa Güneş
çık yukarıya,Güneş'e güneş ol..
çölsün,kurumasın diyorsan vahada pınar
ve de yeşillikler,ağaçlar,
çık göklere, ol gölgelik..Vahalara' EYVAH 'olmasın..!
tüm ilkokullardı,bütün çocuklardı,
o zamanlar;
merasime katılacak olanlar..
heyecanlıydık,helecanlıydık;
28'in 29'u getireceği yoktu,adeta...
doğa ve insan sevgisi hobim
bir yerde yoksa deniz
orman olsun orada
orada yoksa orman
dağlar olsun orada
dağlarda çiçekler çiçeklerden nergisler
zifir bir hayatın içinde
bir kıvılcım bile görmedi gözlerim.
şimşekler çakardı,yıldırımlar düşerdi,kara gecelere,
ama bir ışıltı bile göremezdim...
kör değildi gözlerim,
öğlen,akşam tek yemeğim oldu erişte,,,
gelip de ne var ne yok aldı icracılar,
ev gitti,evciler gitti..
elde avuçta,varım yoğum-evde- bir annem vardı;
o da kocaya vardı...
Kuş cıvıltıları deyip geçme;
şu çok parlak olanı Doğu Yıldızı'dır.
Güneş'tende önce doğan,
ki; eskiden Kuzey Yıldızı'ydı adı
daha,iki yıl öncesine kadar..
kendisini tanıyorum,O; BENİM