Hayat...
Kırk yamalıklı bir bohça
Sırtlanmışım çarşı, pazar
İnandıklarım avucumda
Hileli bir çift zar
Dayandığım koltuk
Ben ne şundayım,ben ne bundayım
Ben kimsenin değil amma,O''nun''umrundayım
Bir derya kadar geniş,o güzel gözlerin
Ruhuma sesleniş,nameli sözlerin
Uğruna can veriş,en büyük özlemim
Özüme özdeyiş,yangınım közdeyim
Bir güneş kadar parlak,ay gibi yüzün
Ey! Sevgili...
ne bir el uzanabilir
Sana
ne bir dil
hangi küstah bu
çekil çekil...
İmsaktan önce
Teheccüd ile başlayan
Aşkımın adı 'Sürmeli'
Ki...
Sevdanın son demine kadar
Alıp götürmeli
Omuza düşen bir el
Dostluğun nişanesi
Dosta, dostane
Bir davetin sesi
Diyor ki;
“ Artık gel “
kendimden utanmaya kalktım
otur dedi yerine
oturmayı bıraktım
geçtim yerin dibine
ben
bir fincanım
kahve hatırına
cezveyi bırakta
kahveciyi hatırla
Başka kafalara,başka bakış
Kağıt mendil üstüne işlenen nakış
Haklıya,tek elle tutulan alkış
Örtüsüz fikir,fikirsiz örtü
Hayanın peşinde...hayasız dürtü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!