Reyhan Şiiri - Veysel Acet

Veysel Acet
23

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Reyhan

Birileri ölmez Reyhan.
Sen ölünce gömülmez kimseler.
Bunlar acizyetin sembolü, bu toprakları istila edenlerin acizyeti.
Birileri ölmez Reyhan
Biz ölünce.
Öldüğümüzle kalırız bir avuç toprak dibinde.
Öldüğümüzle kalırız gömülünce.
Kimse ardımızdan methiyeler dizmez.
Kimse gözü yaşlı bakmaz ardımızda.
Bizimle kimse kaybetmez ölüsünü.
Musallada çıplak bedenimiz kalır ve ibriklerle sulanır vücudumuz.
En iyisi bir kuyuda ölelim Reyhan
Anlar bizim cefa yüklü sokakların yoksulları.
Bilir çilekeş ve dalkavuk kaçışmalarımızı insan.
Kimse gizemini bilemez şişe diplerinin
Ne yük taşımıştır arka sokaklarda ne keder, ne hüzün…
Biz gülüşüne içelim bu yangın yerinde.
Biz sövgülere armağan edelim içimizdeki rakıyı.
Reyhannn, Reyhannn!
Bağırmıyorum sana
Beni yanlış anlama.
Biraz hayıflanma ve sitem doluyum.
Lisanım budur benim biraz efkâr alasıyım.
İçimizde mektuplar yanar, dışımızda insan.
Şiirler çürür içimizde, çaylar koyulaşır.
Toprak rengini kaybeder, ağaçlar solumaz bülbülü.
Bizim oralar katıdır, kaskatıdır hem de.
Sabahtan akşama kadar şarap çanağındadır başı.
Lakin bilmez çocuğun nerden geldiğini.
İnançlıdırlar ama ölmek istemez iblis.
Kimse kimseyi sevmez ama birbirinden ayrılmaz da.
Yerden göğe kadar haksızdır ancak ikna edemezsin onları
Acımasızdırlar.
Acımasızdır bizim oralar.
Bazen keşke diyorum.
Keşke bu kadar haklı olmasaydım
Haklı olmak yüktür omuzlarımda Reyhan.
Doğru olduğunu bildiğin bir meseleyi,
Doğruluğunu bildiği fakat
Doğruluğunu anlamayan insanlara anlatmak zor şey Reyhan.
Seni anlamadıklarını, anladığın zaman
Çok geç kalmışsındır yeni başlangıca, yeni bir nefese.
Haklı olmak zordur bizim oralarda.
Gözleriyle tartar seni, mizan gibi.
İki gözden, bir elden çıkarır tüm secereni.
Reyhan sen onlardan olma.
Canîdir bizim oralar.
Herkes hakimdir, herkes yargıç…
Kılı kıpırdamaz kimsenin
varsa sende suç.
Günah derler
Ancak yüzüne baka baka tüm günahları işlemiştir gözü aç.
Ve hepsi kuru ekmeğe muhtaç.
Anlamam bu ne kibirdir, bu ne dikbaşlılık.
Biz öyle insanların olmadığı yerlere göçelim.
İyiliklerin garipsenmediği,
Kötülüklerin cezalandırıldığı,
Ölüme el sallaya sallaya gidenlerin olduğu bir yere gidelim.
Peşine düşelim uçurtmalara inat eden kuşların.
Sandallara hasret iskelelerin gözü yaşlı baktığı,
Koynunda beslediği yılanın vefasına inandığı,
Belki garip belki imkansızlığı arzuladığımız bir yere.
Nereye götürürse götürsün bizi.
Buralar öldü benim için,
Bihaber kalırız terk ettiklerimizden.
İçimizde olanlar ölmez, biz nereye onlar oraya der, yaşarız.
Yaşatmayı biliriz onları gül bahçelerinde.
Birileri ölmez.
Acıma bez bağlarız ve taşırız ebediyete kadar.
Onlar baktıkça güler sırtımızdaki kambura.
Kimse bilmez içinde acının olduğunu.
Kahkaha atmaya meyillidirler.
Ölmezler onlar.
Ölüm bir çiçek kokusuna benzer bilirsin.
Başlarda çok güzeldir, sonra yavaş yavaş kaybolur o koku.
Öldüğünü o an anlar insan.
Ölmezler onlar, ölmezz!
Yaraları yoktur onların, yaralamayı bilirler.
Evimizin önünde gül, papatya yetiştiririz.
Taze orkide kokusu ve hatmilere dalar uyuruz.
Bir sedire kıvrılırız, battaniye olmazsa olmazımız.
Kamelyaların etrafını saran asmalar bizim olur o vakit.
Sarar etrafımızı. Sarar da sarar.
Zamanı ardımızda bırakır
Çocukluğumuza döneriz Reyhan.
Taş kemerlerden sarkıtır,
Ruhumuzu gözyaşımızda kavururuz.
O sıcakta kaybolur ve yok oluruz.

Veysel Acet
Kayıt Tarihi : 9.3.2026 06:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!