Dokuz aylık hamileyken düştün yollara,
Aşkınla ışık oldun karanlık kollara.
Akabe’de biatın, sarsılmaz bir yemin,
Resul’e feda olsun en kıymetli canın.
Uhud mahşer yeriydi, kılıçlar parlıyordu,
Gökten inen melekler bu sabra ağlıyordu.
Döndün de oğullarına, dedin ki: "Dinleyin!"
"O’na bir hal olursa, sakın eve dönmeyin!"
"Gidin şehit olun da Resulullah sağ kalsın,
Sizin canınız feda, O’nun nûru yaşasın."
Bir kalkan oldun ana, göğsün siper, kolun yay,
On iki derin yara, vücudunda parlayan ay.
Her yanından kan damlar, acı duymazdı tenin,
"Nereye baksam Nesibe!" derdi o Gül Efendin.
Evladın düştü yere, sen yine durmadın hiç,
Şehadete koşmaktı kalbindeki tek sevinç.
Yıllar geçti üstünden, o yaralar sızladı,
Mevla en sonunda o kutlu müjdeyi imzaladı.
Yemame’de son bulan o mübarek nefesin,
Cennetin başköşesinde çınlıyor şimdi sesin.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 27.2.2026 21:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!