Bastonu elinde,
Saçları ağarmış ve bükülmüş beli,
Bıyıkları sigaradan sapsarı,
Elinde yeşil kart evrakı,
Yürüyor kentin sokaklarında Remzi dayı.
Beceremediği resmiyetle, dolaşıyor resmi kurumları.
Haydarpaşa garında
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam
Devamını Oku
1941 baharında
saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
yorgunluk ve telâş
Bir adam




Ömrüm…
Bir bataklığa saplanmış da çırpınırmış gibi,
Nefessiz kalmış da can çekişirmiş gibi.
Çevresine acıdan başkasını vermeyen kanserli hücre gibi,
Kötü huylu bir tümör, dermansız bir dert gibi.
Bitmeyen bir çile; dinmeyen bir acı,
Mazlumun alnında ; acıtan, sancıtan, kanatan dikenli tacı gibi.
Öyle zavallı,
Öyle çaresiz,
Öyle kimsesiz,
Öyle terkedilmiş,
Öyle ezilmiş, büzülmüş
Ve istenmemiş.
Ötelenmiş, ötekileştirilmiş,
Yazık edilmiş,
Ziyan edilmiş
Terk edilmiş,
Mahvedilmiş.
Ömrüm…
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta