fesleğen ,
yaprağında gizler esrasını
sıradanlığın
en nahif haline saklayıp
kokusunu ,
seni işittim
yorgun kelimelerin hamallığında ,
ağır aksak zamanların üstü örtülü bir bekleyişinde
kaç ses iliştiyse kulağıma tuttum kendimi ,
Bir mektubun sonuna eklenmiş
veda cümlesiydi sözlerin ;
g i t t i m . .
Ölü kelebekleri avucumda saklayıp
Sükûtu ne kadar çok seviyorsam
o kadar çok seviyorum yıldızları izlemeyi
Geceye yenilmemek için mi
yoksa çoğaltmak için mi içimde geceyi ?
dudağımın kıyısında
tortusu kalmış kelimelerinin..
korkuyorum
olur da
silersen diye parmaklarınla ;
Tut ki
zaman değildi hızla akıp giden,
bizdik...
Noktanın
çok uzak olduğu cümlelerde,
Sessizliğin alfabesini yırtıp da gel bana,
harfleri düşmemiş cümlelerin sırrıyla...
Dudaklarımda sönmüş bir volkanın külü,
aşkın lügatini gömmüşüm toprağa.
Ben ,
parçalana parçalana gidiyor insan
tamam olamadığı gönülden..
uzun uzun susmalarımın
mevsimi olmadı hiç..
şebi yeldanın zifirisine tutundum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!