Bir şehir yalnızlığındayım
Geceden taşıyor dertlerim
Alabildiğine göz boyuyor
O parlak ve korkutucu sarı ışıklar.
Yüzüme yüzüme esiyor
Gecenin rüzgârında üşüyorum
Seni özlüyorum.
Ama nasıl bir özlemek?
İçimi kaynatsın istiyorum,
Böyle kavrulsun bedenim...
Gözlerim kör kalsın bakışından,
Ellerim kuruyup kararsın.
Ölmedim yaşıyorum hele şükür bugün de
Gözlerim göğe bakıyor, görüyor
Sesini işitiyorum uzaktan vapur düdüklerinin
Bir camide yankılanan ezan sesinin
Ve bir parça hüzün kokan şiirlerin arasında
Ölmedim yaşıyorum.
Bir şiir öldü içimde benim bugün,
Sabah ayazında astı kendini cümleler
Karalandı, ezildi, tükendi de yaptı
Bitmemiş bir öyküydü gözlerin,
İçine dünyaları alacak kadar güzel,
Derin
Ve manası senin.
Her an yakacakmış gibi akan bir alevdi
Saçların.
Pencereme kırgınım.
Göstermez oldu bana güzel günleri,
Güneşli sabahları, aydınlığı,
İlham vermedi tabiatın yeşili,
Ağaçlara yansıyan o gölge,
Günbatımında bulutları yıkayan o nazlı ışıklar.
Şiirlere dokudum seni
İlmek ilmek işledim
Gökkuşağında boyadım iplerini
Kokundan verdim bira
Ahengini bulsun diye kelimeler
Nakış nakış dokudum seni hücrelerime kadar
Ben seni sevdim.
Öyle çok sevdim ki, ızdırabımdan ölmeyi istedim
Sabahlar yoldaşım, geceler sırdaşımdı,
Gözlerinde kayıptı yüreğim.
Dudakların Tanrı'nın bir lütfuydu,
Gamzelerin, benim yegane mezarım.
Şiirlere dokudum seni
İlmek ilmek işledim
Gökkuşağında boyadım iplerini
Kokundan verdim biraz
Ahengini bulsun diye kelimeler
Nakış nakış dokudum seni hücrelerime kadar
Sen bana dökülmüştün o gün gülüşlerinle
Bir yaprak düşmüştü çiçek dolu bahçenden,
Güz bitiyordu işte
Anlamıştım amansızca esen ayrılık yelinden
Ve o an denizler çağladı.
Sonu yokmuşcasına baktığım gözlerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!