Bir hasrettir bu, yutar durur beni,
Bak adım olmuş, gurbet sürgünü,
Savurup atar sanki sarhoş misali,
Doyduğumun, benim olsada tümü,
Bütün olanca nimeti önüme serili,
Ben doğduğuma çevirdim yönümü...
Adını sorsalar cevabın hazır, güya masume,
Iki kelam ediyorum ya hani, yazık nefesime,
Yine söylenip duruyorum, bak işte öylesine,
Merhem olur diye, sinemdeki acıyan kesime...
Sahi iyilikle güzellikler güneşi
Doğarmı günün üstüne...
Kötülükler kötüsü girermi
Bürünürmü kara çarşafa
Peçeler kapıtırmı yüzünü
Hergün tıka basa haramla doyanlar
Rüyalar, gerçek olmuş olsaydı, şayet hani,
Hiç dert tasalar, yaşamamıştım oysa şimdi,
Tanımamış görmemiştim, çirkef medeniyeti,
Hep sol yanımda hissederdim, ilahi hikmeti,
Nice güzellikle doluydu, bu ömrün bereketi,
Özlemde neydi kimbilirdi ki, şu zalim gurbeti...
Dinin vasıtamız, elde ehliyet,
Şanınla şerefli, bunca zürriyet,
Sende bulunmakta, her tür meziyet,
ismi sübhan Allah, tek bir ulviyyet,
Ne bir özellik, nede marifet,
Bugün bir kurşunla, serilip dağ başında,
Göçüp gitti toy yürekli, yirmi yaşında,
Derince bir yara izi, çatık kaşında,
Son darbeyi aldı, vatan müdafasında...
Kursağında kaldı, azıcık bir hevesi;
Şehidim Şehidim
Şehidim şehidim derde, öylece yanıyor içerim,
Bumu ülkemin yazgısı, bumu milletce kaderim,
Çokmu gelmekte birilerine, cennet memleketim,
Hüzün hüsranlarda bedenim, kan ağlar yüreğim,
Gürültüyle aram çoktan, bozuk bu ara,
Sitemli öfkeliyim, şu boşa bağıranlara,
Hep aynı sesin çığlığı, aynı dırıltı nara,
Hadi gel artık, göz kırpalım sandıklara...
Merhaba Şiir Dostları!
Siz biriniz! ötekiniz! bazılarınız!
Hiç gurbet ele çıktınızmı be dostlar!
Yolunuz düştümü oralara O gurbet diyarına!
Bizi bizde bitiren,
Kem sözleri ettiren,
Zehir zakkum yediren,
O susası dil nerde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!