Doğdum... Büyüyorum.... ve Öleceğim....
Gelmişimde geleceğimde bundan ibaret.
merak edip dinlemedin
aralayıp görmek aklına bile gelmedi
oysa ben seni senden sorup soruşturmuştum
biraz daha tanıma çabasıyla
oysa ben susuşlarına bir mana
gülüşüne bin umut yüklemiştim senden habersiz
En kalabalık zamanımda kendim kadar yalnızdım,
Şimdi yalnızlık istiyorum, zihnimde kuru kalabalıklar.
Susuyorum artık evet, konuştum anlatamadım.
Ben böyle konuşuyorum, haykırdım duyulmadım...
Gidiyorum şimdi herşeyden, gelmek için gidiyorum.
Gece her şeyi örter de,
Gözlerimi unutur sen düşünce usuma.
Sağa dönsem sensizlik,
Sola dönsem yalnızlık,
Nasıl kavuşayım uykuma?
Özlemin gardiyandır aldığım her nefese,
Sen konuşunca,
Dudaklarından ayrılmamak için çırpınan kelimeleri kurtarmak isterdi dudaklarım.
Ama yapamazdım...
Oysa bir kaç kelime duacım olsaydı o zamandan,
Belki şimdi böyle sensiz kalmazdım...
Şimdi yoksun ya,
Geldi yine sonbahar, döküldü hep yapraklar
Yaz aşkları çoktan bitti, çatladı genç dudaklar.
Yapraklar yaşanandı, gazeller ise anı
Güz mevsimi sanki ömrün son zamanları...
(Adana, 2004)
Can yakan bir yalnızlığın kucağındayım.
Yağmursuz bulutlar sarmış dört bir yanımı.
Ne yana baksam sen, nereye dokunsam...
Bi dokunabilsem…
Sol kolumdasın, her gün görüşüyoruz yani...
Uzanmış Akdeniz kıyısına
Bir kadın misali
Bir endam bir eda,
Günbatımını izliyor
Mavinin yanısıra...
Sonu belli bir güne, gerinerek uyandım.
Afyonum patlamadan, dünya sana günaydın.
Ne idi nasıl idi, hatırlamıyorum şimdi.
Sanırım dün gece, bir acayip rüyaydım...
Aklım karışık valla, sanırsınız ki çorba.
Yalnız değilsin,
biri sende kalmış...
Acılar içinden
bir gülümseme çıkabilir pek tabi.
Ben senin
Yeni bir sensiz sabaha gebe gece
gece...
feryat figan
gece...
gözlerinde zindan...
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!