Sarıldı afak-ı ruhum yalnızız hicranım
Üzerimde nefesler zindanım hicranım
Doğmaz güneş en kara mabede artık,
Neşem kaçtı hayat bitti,kabrim hicranım
Hicran Şairi
sensiz kalan yüreğimin son parçasıydı
senin için çalıyor klarnet sana gurbet
derdime tercüman yalnız akşamlarımda
yine tek başıma bahtsızım hicran şairi
Öl sinende değilsin git kara topraklara
Taşıdığın öz eğilsin yatsın kara topraklara
Yazık seviyorum diye vurulduğum akşamlara
Tarumarım bedbaht vurdum kendimi zindanlara
Kaçışsın kandırdığın duygularım uçsuz bucaklarda
Dolanı dolanı da fadimem
Gözlerinin karasına yanayım
Giymiş de al fistanı fadimem
Endamının büyüsüne kanayım
Sevmeye gönlün var mı fadimem
Ne demeli bilmem ki aşk leylada kalmış
Sen sen ol da ben gibi sevme beni
Gönlümü canımı taşıdım da senin için ömrün ahirinde
Ne gözümün yaşından ne de kırık kalbimden sor beni
Sevda her an seni yaşamak bilirim ama sen bilmezsin
Adım attım hicran yokuşlarına
Söyle senden ayrılmanın sebebini
Gidiyorum yapayalnız bir başına,
Yaptığın yanlışların üstüne ağlama sevgili
Nedensiz sevdaların sonu yokmuş
Tutamadım yasını
Gözlerimde kaldın son defa
Buruk bir acı gönlümde
Son anımızda
Hicranınla başbaşa
Sensiz kalan aşkıma ağlıyorum
Ağladım sessizlikte
Kaderin yazgısı üzerine
Duymaz hazin dünya
Duymasın anlamasın derdimden
Kalbim sensin tükenmez sevgimsin
Yürü hey kader
Beyhude bir ömürdü benimkisi
Gözlerindeyken akıl mı kaldı bende
Aşktan geçmiş hakka varmış şu bedende
Senden öte vuslata yürüyorum
Bileydim gözlerinden yaşlar akıttım
Biz bir kurşun attık yunanın alnına
Ettiği zulmüyle yere serildi
Sen kimsin ki gelirsin Sülye diyarına
Bir pusuyla işte böyle yaylım ateşte kalırsın
Bizim toprağımızda sen kendini efe mi sanırsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!