Fotoğraf makinesini otların arasına koyup resmini çektiğim çaydan yürüyorum
Maalesef aynı su yok, sular kurumuş, ağaçlar büyümüş, sıcakta terliyorum
Barajdan akan suların biriktiği gölette yüzdüğümüz yer artık yoktu
Arkadaşımın kardeşinin düşüp sakat kaldığı duvar da yoktu
Gölgeler akşamın büyüsüyle büyürken rüzgâr çok hafif esiyor
Güneş dağların ardına düşmüş artık ben gidiyorum diyor
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



