Bir masum İsmail göründü
Annemi üzdüm dedi
Mahzun bir çehreye büründü
Masumlara mahzunlara can kurban
Kulların ne güzeldir Ya RAHİM Ya RAHMAN
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Hangi İsmail'miş bu Hikmet bey?
Allah, her kulunu ( imtihan için engelli kıldığı kulları hariç) en güzel şekilde yaratır ama onlar daha sonra yaptıkları amellere göre ya masumiyetlerini muhafaza ederler ya da, yanlış işlere imza atarak, zalimler ve fasıklar güruhuna dahil olurlar. Yani, Allah'ın her kulu takdire ve tebriğe şayan değildir. Eğer, hal keyfiyet öyle olsaydı, o zaman cehenneme hiç kimsenin girmemesi gerekirdi.
Hayırlı çalışmalar.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta