İki kelimeyi esirgeyenden
Ne bekleye bilirim ki?
Var git düşlerin bulsun seni
Ne ara nede bir daha sorma beni
Harbi delikanlı olmak vardı ya
Yokluğun ateşten kordu
Sen yoktun hayat orda durdu
Saatim her saniyede seni sordu
Verebildiğim tek cevap susmak oldu
Sen cevap verebildinmi soranlara
Hadi çık gel bekletme daha fazla
Yağmurlar damlıyordu, suskun yüreğimde
Kayan yıldızı beklemiştim her günümde
Konuşmak istedim sözler dolandı dilimde
Yalnız gözlerin kaldı aklımın baş köşesinde
Ayak izlerin kalırdı, geçtiğin yüreğimden
Yağmurlar damlıyordu, suskun yüreğimde
Kayan yıldızı beklemiştim her günümde
Konuşmak istedim sözler dolandı dilimde
Yalnız gözlerin kaldı aklımın baş köşesinde
Ayak izlerin kalırdı, geçtiğin yüreğimden
Süt pişirdim dumanı üstünde tütüyor
Zalim yar, yine benden kaçıyor
Ellere bayram, bana zindan ediyor
Karaymış yazım, ağarmak bilmiyor
Bir yudum içemedim, sıcaktı dilim yandı
Tutukla kendini, kelepçe tak koluna
Taammüden aşkımı öldürdün, yalanlarınla
Kurulsun mahkeme, vicdan sarayında
Taammüden aşkımı öldürdün, yalanlarınla
Seven insan, inanırmış sevdiğinin her lafına
Ayaklarım çok fazla bastı yere
Sen kanatlanıp süzülürken göklerde
Ne ben çekebildim seni yer yüzüne
Ne sen çeke bildin beni gökyüzüne
Ortası yoktu bunun fikrimce
İkimizde gittik burnumuzun dikine
Yemek tarifi gibidir aşk
Ocağı erken söndürünce
Çiğ kalır kelimeler
Dokunur dişine
Geç kalırsan yanar
Ateş düşürün gönlüne
Baharda kışımdın, yaz hiç olmadı
Silindi hayalin tozun kalmadı
Açıldı gözüm, bende izin kalmadı
Ohh be kurtuldum, yoksa halim yamandı
Tuhaf, adın geçse canım yanardı
Umut, sen nasıl bir şeysin?
Ne gelir ne de gidersin
İnsanoğlu bekler seni
Tam gelmişken dönersin
Uzun musun kısa mısın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!