Bir gün ortası,
mevsimin saçlarıma düşürdüğü çiğ taneleri kadar,
sırılsıklam gözlerim..
içimde nefes kadar sessiz çığlıklar büyüyor.
Bir konuda anlaşalım...
Kalbim her solukta adını mırıldanır.
Bir şiir gibi kafiyelenir gözlerin.
Gözlerime usul usul yağmurlanır.
Mevsimin adı yok,
Güneş ellerinde sabahlar,
Aşk,
Aralık kapılardan içeri bakmak mı?
Yoksa kapıları sonuna dek açmak mı?
Diye sorsalar..
Eşiğinde soluduğumuz aşka yanalım derdim.
Hani kimin umurunda kapısı bacası...
Başımda dayanılmaz bir ağrı,
Yüreğimde nefessiz bir sancı,
Bir adam..
Sürüklüyor yarınımı..
Sesi kulağımda sorgulanmaz çağrı,
Hiç olmuş bir şeyler var.
Uzun uzadıya düşünüp, kısa cevaplar verdiğimiz.
Gece, gündüze düşsün diye:
Perdeleri kapatıp, yıldızları altında ezdiğimiz.
Sonra güneşi yastığımızda bulamayınca.
Göz kapaklarımıza oturmuş hüzünleri,
Ellerini ellerimde özledim.
Parmaklarının usul usul yüzümde dolaşmasını,
Fetheder gibi ansızın,
Sarınca kendine ruhumu.
Gözlerine "seninim" derim,
Sen hiç duydun mu?.
Gecenin buram buram
Sen kokusunu.
Karanlığın gözlerine,
Vuruşunu.
Seyrederken gülüşünü,
Son saatlerde,
Seni dinledim.
Seni duydum.
Seni hissettim.
Kaç tane 'ben' varsa içinde;
Tuttum, tek tek ezberledim.
Sende ben, gökkuşağı gökyüzünün.
İçimde dört nala yazgısı kaderin.
Uyuşukluğu hafızamda gelmeyişinin.
Terkediyor tenimi kokusu gölgenin,
Ayazlardayım,sebebi bilinmez.
Gün,aydınlık.
Gece,karanlık..
Karaköy iskelesinde bir gemi.
Işıkları sarıdan,gözlerimde bıraktı gölgeni.
Ellerimi ellerinin arasına verdim usulca.
Sahil boyu öpüyor gözlerimi gözleri.
Yak bende ayaza düşmüş hisleri.
Kapım aralık'tır gir içeri..
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!