Mekke’nin tozlu yollarında bir yiğit,
Darağacı kurulmuş, yüreğinde sonsuz vait.
Hubeyb bin Adiy, sabrın sarsılmaz kalesi,
Dudaklarında yükselir şehadetin bestesi.
Bağladılar gövdesini o kuru ağaca,
Zulmetin gölgesi düştü her bir yamaca.
Mızraklar inerken yavaş yavaş tenine,
O, sadık kaldı ezelden gelen yeminine.
Acılar içinde bir fısıltı yükseldi göğe:
"Rabbim, selamımı ulaştır o şanlı Nebi’ye!
Gurbet elde yalnızım, sesim yetişmez O’na,
Sen duyur selamımı, nur dolsun dört bir yana."
Medine’de bir huzur, bir kutlu meclis vardı,
Birden Fahr-i Kâinat’ın simasını nur sardı.
Mübarek dudaklarından döküldü o kelam:
"Aleykümselam ya Hubeyb, aleykümselam..."
Mesafe ne Mekke’ydi ne Medine’nin yolları,
Gönül bağıyla sarıldı İslam’ın kolları.
Bir mızrak yarasıyla bedeni düşse de yere,
Selamı ulaştı çoktan o en büyük öndere.
Gökhan Öztürk
Gökhan Öztürk 3Kayıt Tarihi : 15.2.2026 23:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!