Karanlığın içinden yükselir bir ses,
“Artık yeter!” der,
“gözlerimizdeki zincirleri parçalamanın vakti geldi.”
Her put, taş değil yalnızca,
her put, suskunluğun, korkunun,
ve boyun eğmişliğin gölgesinde büyüyen bir yanılsama.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta