Savururken postmodern firavun kanlı pençesini üzerimize,
Her sözü köhne ahlakıyla sansürlü ayrı bir küfür, ayrı bir öfke.
Bakışları tek bir insanın olmadığı hep aynı noktaya kitli,
O noktada tutuk nutkunu açan hep aynı nutuk,
Zulüm ele ayağa gelmiş ta karşımızda durur.
Elden ayaktan kesilmişlere bile acımasızca vurur,
Yer çatlasa da, gök delinse de artık acı su yağar yağmur,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta