Başımda kastanyetli kırlangıç sürüleri dönüyor
kanatlarında meskûn çocukluk duaları
gökyüzü hatıralarımı gagalayarak dağılıyor zamana
kuşlar çağrışıyor parantezli göklerde
kafestekiler cevap veriyor semalara yerlerde
Arzda seyyal bu etranje yankılar,
vebalı bir afife gibi toprağa gömülmekte
Yaprakların arasından mahzun akşam güneşi sızınca
münzevi bir itiraf gibi dokunuyordu cumbalara
elinde rind fırçasıyla grizajlar çiziyor
diplerinde kırık şişelerin yığıldığı duvarlarda
kuş kafesleriyle dolu pencerelerde ve camlarda
her pencere gömülmeye hazır bir dua,
her camda polka yapar bedbin bir şua,
Umutsuzca beklerdim ışıkla karanlık arasında
havf ve recâ arasında bir rakkas gibi
anvelop etekli o zarif akşamda
o son sokak lambasının altında
boğazımda tutuklu flu bir hıçkırıkla
yazık ki sen gelmezdin,
gelmezdin o sürünen anlarda,
gelmezdin o kıvranan,
o cev be cev sancılanan,
o çivili sükutlarla dolu
o galiz bir zemheri gibi kuşatan
o teessürle ağlayan zamanlarda,
Kalbimin külleri altındaki soluk ateş uyuklayınca,
sevgilerimi mezardan mezara sürükleyip yapayalnız kalınca,
ve sevgimiz için hayatımı satıp
ebedi sefaletimi imzalayınca
mütevekkil bir azapla bekliyordum
her şeyin öldüğü ama hiçbir şeyin defnedilmediği o şafaklarda.
Artık hiç konuşmuyorum uykularımda -
ve Tanrı kelebeğinin kanadındaki rüyalarımda.
Düşlerimin mor dudaklarına mil çektim
gecenin alüzyonlu sırça kokusu,
vizajemi unutmuş bir hatıra gibi
çekildi monadlarla dikişli tenimden.
Son bir ümidin beyhude hayali gülümsüyor bana
Işıltılı bir janrın dırahşan köşesinden
Söylesene neler oldu böyle sana?
Analık kalbi kadınlık kalbini avutuyor
Analık kalbi kadınlık kalbini arıtıyor hatalarında
Ve kadın kırmıştır zincirlerini şimdi prangaların uzağında
Gültekin Avcı
Siirt, 2000
Kayıt Tarihi : 19.7.2025 14:01:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!